OBEZİTE VE SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR
 Obezite önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen en önemli ikinci nedenidir.

Obezite yüksek enerji alımına sekonder olarak vücutta aşırı yağ birikimi hadisesidir.

. Diyabet prediyabet

. Hipertansiyon

. Hiperlipidemi

. Serbrovasküler hastalık

. Çeşitli kanserler

. Obstruktif uyku apne sendromu

. Non alkolik KC yağlanması

. Gastroözafageal reflü

. Safra yolları hastalığı

. Polikistik over

. İnfertilite

. Osteoartroz

. Depresyon’a sebep olur.

Obezite yetişkin toplumda %30 luk kritik yüksek orana ulaşmıştır.

Obezite enerji dilimi ve kalori harcama oranında dengenin bozulmasıdır.

Bunun yanında

Genetik, epigenetik, fizyolojik, davranışsal, sosyokültürel ve çevresel bir çok fizyopatolojik etmen rol oynamaktadır.

Obezitenin en önemli boyutu abdominal obezitedir. Bunun için bel çevresi ölçümü intraabdominal yağlanma konusunda iyi bir göstergedir.

ABD toplumu için:              ♂                ♀

                                    102cm           88cm

Avrupa toplumu için:         94cm                80cm     

Türkiye’de :                          100cm              90cm

Yetişkinlerde bel çevresi ölçümü BKİ %35 in üstündekilerde güvenli bir ölçü değildir.

Kadınlarda        Fazla kilolu > 80cm

                           Obez > 90cm

Erkeklerde        Fazla kilolu > 90cm

                           Obez > 100cm

Prediyabet evre

Bozulmuş açlık glikozu: 100-125

Tokluk kan şekeri: 140-199

( Bozulmuş tokluk toleransı )

Prediyabet HbA1c  %5,7 – 6,4

Obezitede insülin direnciyle başlayan metabolik disfonksiyon metabolik sendrom prediyabet kardiovasküler hastalık ve diyabet gelişimiyle son safhaya ulaşır.

Metabolik sendrom

Obezite

Genetik

İleri yaş

Menapozal dönem

Sigara kullanımı

Düşük gelir düzeyi

Yüksek karbonhidratla beslenme alışkanlığı

Fiziksel inaktivite

Diyabet ve Dislipidemi

Obez hastalarda genellikle trigliserit VLDL LDL yüksek HDL düşük düzeydedir.

Obezlerde Trigliserit artışı insülin direncine bağlı hepatik trigliserit yapımında artış

. Yüksek karbonhidrat tüketimine bağlı hepatik VLDL artışı

Trigliseritlerin lipolizinde rol oynayan enzim defektleri nedeniyle artmaktadır.

. Yüksek alkol alımı trigliseriti yükseltir.

Dislipidemi ve insülin direnci kardiovasküler hastalığın ilk basamağıdır.

Hipertansiyon ve Obezite

Hipertansiyon sıklığı ve şiddeti beden kitle endeksi ile ilişkilidir.

Obezitede kardiyak output ve sistemik vasküler direnç artmıştır.

İnsulin normalde vazodilatatör etkilidir.

İnsülin direnci olduğunda;

1)    Sempatik sistem aktivasyonunda artış

2)     Böbrek su ve tuz reabsorbsiyonlarında artış

3)     Endotelyal disfonksiyonunda

4)     Damarlarda musküler hipertirofiye  yol açarak hipertansiyona sebep olur.

Obezite ve Kardiovasküler Hastalık

Obezite ve ateroskleroz ortak patofizyolojik durumu paylaşırlar.

Öncelikle dislipidemi obezite ve ateroskleroza eşlik etmektedir.

Bu hastalarda LDL kolesterol ve serbest yağ artışı inflamasyonu tetikler.

İnfilamasyon obezite, insülin direnci Tip 2 D mellitus ile ilişkili olup aterosklerozun tüm basamaklarını oluşturur.

Yağ deposundan salgılanan adipositokinler insülin direnci, endotelyal disfonksiyon hiperkuagulasyon ( pıhtılaşmaya eğilim ) sistemik enflamasyonu oluşturur.

Bunun sonucu damar yapısının bozulması ve tıkanıklıkları ortaya tedricen çıkar.

Obezite ve Karaciğer Yağlanması

Kronik karaciğer hastalıklarının en yaygın olanıdır.

Tedavi edilmemiş hali basit yağlanma ile başlar. Siroz, Hepatosellüler karsinom ve karaciğer yetmezliğine kadar ilerleyebilir. Bu yüzden bu sorun öncelikle durdurulmalı giderilmelidir.

Obezitede    → insülin direnci

                                                           →arttığı durumdur

                     → inflamasyonun

Bu durum nonalkolik karaciğer  yağlanması için risk faktörüdür. Karaciğer enzimleri yüksek olanlarda karaciğer ultrasonografiyle takip edilmeli, gerekirse karaciğer biopsisi yapılmalıdır.

Polikistik Over – Obezite İlişkisi

Polikistik overi hastalarda en sık karşılaştığımız durumdur obezite. PCOS lu hastaların %30-75 fazla kilolu ya da obezdir. Normal kilolu kadınlarda da PCOS görülebilmekle beraber fazla kilolu ve obez kadınlarda PCOS görülme oranı çok da yüksektir.

Obezite abdominal obezite, hirsutizm ve menstrel bozuklukları tetikler. PCOS tablosunun ortaya çıkmasına neden olur. Obezite ile birlikte olan hiperinsülinizm ovaryan androjenemiyi arttırır. Gonadotropin sekresyonu arttırarak gonadotrop bozukluklarına sebep olur.

Obezite artan büyüme faktörleri ve infilamasyon faktörleri ovaryan hiperandrogenemi arttırır.

Karaciğerde sekshormon bağlayıcı globinlerin  sekresyonunu azaltarak  periferik androjen hormon etkinliğini arttırarak hioerandrogenemi  ( erkeklik hormonu artışı ) ve hirsutizm          ( tüylenme artışı ) tablosu ortaya çıkmaktadır.

Polikistik over’de görülen

Artmış beden kitle endeksi

İnsulin direnci

hioerandrogenemi

Azalmış SHBG (Sex hormon binding globülin )

Yüksek hirsutizm skorları

Menstürel bozukluklar

Yüksek serbest testeron

Yüksek DHEAS 04

Glukoz intoleransı

Yüksek total kollesterol

LDL Trigliserid

Düşük HDL düzeyi

Artmış viseral obezite ve abdominal obezitenin hioerandrogenemi, hirsutizm, infertilite  yol açmalta.

Bütün bu bulgular %5-15 lik kilo kaybıyla ciddi oranda gerilemekte.

Obezite – İnfertilite

İntertilite 12 ay korunma olmamasına rağmen gebe kalınmaması hadisesidir.

Yapılan bir çok çalışma fazla kilo ile infertilite ( kısırlık ) arasında ciddi ilişki tespit edilmiştir.

Obezite’de

Adipoz dokunun salgıladığı adipositokinler aracılığıyla gonadotropinler üzerine olumsuz etkileri vardır. Obezitede artan leptin hipotalamo hipofizer genodal fonksiyonlar üzerine olan etkisi sebebiyle ovaryan gelişimi inhibe eder.

LH uyarısına bağlı estrodiol üretimi artar hiperinsulinemiye bağlı granulosa  ve teka hücrelerden steradogenezisi arttırır.

Hiperandrojenemi SHBG azaltır androgen hormonlarını arttırır ve gebelik oluşumu engellenir.

 

Obezite – Erkekte hipogonadizm

Obezite varlığında testesteron düzeyi düşmekte ( diyet, egzersiz, bariatrik cerrahi ve kilo kaybıyla testesteron düzeyi artmaktadır ).

Hipogonadizm  ←→  Obezite ilişkisi iki yönlüdür.

Hipogonadizm yağ kitlesi artmakta testesteron verilince kas kitlesi artmakta yağ kitlesi ve bel çevresi azalmakta

Obez hastalarda insülin direncine bağlı olarak SHBG testesteron düzeyleri azalmakta. Azalmış SHBG Tip 2 Diabetes Mellitusun önemli bir belirtecidir.

Yağ dokusunda artmış aromataz etkisi testesteronun östrojene dönüşmesi ve negatif feed back ile LH baskılaması,  bu da testesteronun salınımını bozar. Ayrıca yağ dokusundan salınan inflamatuar stokinler testesteronun salınımını engeller.

Artan leptin gonadotropin salınımı azaltarak hipogonadizme sebep olur. Azalan testesteron yağ dokusunun artışı kas dokusunun azalmasıyla sonuçlanır. Obezite varlığında testesteron düzeylerinin düşük olabileceği hipogonadizm ortaya çıkabileceği daima akılda tutulmalı özellikle infertil erkeklerde obezitenin varlığı ve testesteron düzeyleri ayrıntılı olarak ele alınmalıdır.

Uyku Apne Sendromu – Obezite

Obezite uyku apne sendromunu 10 kat arttırmaktadır. BKİ>29 kg/2 obezite adipokinlerin akciğer üzerine etkisine ek olarak hava yolunda yağ depolanması, AC hacminde azalmasına hava yolu tıkanıklıklarına yol açar. Uyku apne sendromu leptinin azalmasına ghrelin düzeyinin artmasına böylelikle açlık hissinin artmasına ve kilo alımına sebep olmakta.

Bu ikili döngü tehlikeli bir süreci karşılıklı beslemekte.

Obezite ve Astım

Obezite astımın sıklığını, ciddiyetini tedaviye yanıtını etkileyen önemli bir faktördür. Astımı olan bütün hastalar obezite ve aşırı kilo yönünden değerlendirilmelidir. Astım kronik inflamasyon, mukus üretimi ve anomal bronş kasılması ve kas reaksiyonları ile ilişkilidir. Obezite inflamasyon ve non inflamatuar yollarda süreci etkileyecektir.

Obezite  - Osteoartrit ilişkisi

Osteoartrit ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan yaygın görülen bir eklem hastalığıdır.  Prevalans da iki nedenle artış vardır.

1)Yaşlı nüfusun artışı

      2)Obezite’nin artışı

Aşırı vücut ağırlığı diz, kalça ve omurga gibi ağırlık taşıyan eklemler üzerindeki yükün artmasına, kıkırdak yapısının aşınmasına, eklemlerin dejenerasyonuna sebep olur. Ağırlık taşımayan eklemlerde de obezite osteoartriti tetiklemektedir (el eklemleri gibi ). Bu etki biomekanik strese ek olarak genetik, metabolik, inflamatuar faktörlerin karmaşık etkileri rol oynamaktadır.

Obezite – Gastroentolojik problemler

Gastroözofajiyal reflü:  Mide içeriğinin yemek borusuna ulaşması sonucu gelişme durumudur. En tipik semptomları retrosternal yanma ve regürjitasyondur. Obezitede çok sık görülür. Santral obezite olanlarda daha sıktır. Obezitelerde Gastroözofajiyal reflü mekanizması artmış intragastrik  basınç, normal osafagus sfinkter fonksiyonunu bozulması artmış hiatal herni ( mide fıtıklanması ) riskidir. Obez hastalarda osafagus ve mide kardiya adeno karsinomi  riskinde artış fazladır. Burada reflüye bağlı Barett osafagusu gelişimi ve proinflamatuar sitokinlerin salınımındaki artışlar görülmektedir.

Obezite ve Safra kesesi tanı

Obezitelerde artmış kollesterol sentez ve sekresyonuna bağlı safra kesesi tanı gelişimi gözlenmiştir. Hızlı kilo kaybı safra kesesi taşı oluşumu için risk faktörüdür. Kilo kaybı sebebiyle müsin içeriğinin 18 kat safra kalsiyum konsantrasyonunun 40 kat arttığı görülmüştür. Bu faktörlerin safra taşı riskini arttırır. Bu hastalarda kilo verme hızının azaltılması diyetle yağ içeriğinin arttırılması ( ursodeoksikolik asit uygulaması ) etkili önlem teşkil eder.

Obezite ve Pankreatit

Obezitede artan safra kesesi taşına  bağlı pankreatit prevalansı artmıştır. Obezitede artmış adipokinlerin, sitokinlerin etkilerine bağlı inflamasyon artışı intrapankreatik yağ dokusunda pankreatite sebep olur. Bazı obezite ve diyabet ilaçlarının pankreatit yapma riskine karşı duyarlı olmak gerekmektedir. Gluburid, orlistat dipeptidil peptidaz inhibitörleri, glukagon benzeri peptit1 reseptör agonistleri.

Obezite – Depresyon ilişkisi

Çift yönlü ilişki mevcuttur.

Fazla kilolu ve obez hastalarda depresyon duygu durum bozukluğu ve intihar düşüncesi çok sık rastlanabilecek psikolojik bozukluklardır. Obezite güzellikle zayıflığın eş değer görüldüğü toplumlarda sosyal damgalanma, vücut memnuniyetsizliği, benlik saygısının azalması ve strese yol açmaktadır.

Obezite ve Kanserler

Obezite de

1-      Artan insülin, JGF-1 aracılığıyla kanser hücrelerini uyarıcı etkisi olduğu düşünülmektedir.

2-      Yağ dokusu kaynaklı adipositokinler ve artan inflamasyon kanser oluşumunda rol almakta. Obezite derecesi arttıkça kanser riski artmaktadır. Özellikle dikkati çeken kanserler kolon, meme, endometriyal, böbrek ve osafagus kanserleridir. Obez hastalar kanser riski açısından taranmalıdır, Kilo vermeleri yönünde desteklenmelidir.

OBEZİTE HASTALARINA YAKLAŞIM

Tıbbi Öykü

-          Yaş, cinsiyet, risk, etnik köken.

-          Obeziteye eşlik eden hastalıklar

( Osteoatrit, uyku apneleri, Tip2 diyabet, hipertansiyon, dislipidemi, astım, dispepsi infertilite )

-          Obezitenin öyküsü

( Çocukluk gençlik evlilik öncesi – sonrası doğum sonrası ağırlığı )

-          Yemek yeme bozukluğu

( Atıştırma blumia gece yeme )

-          Mental stres

( Fiziksel, mental, seksüel suistimal )

-          Uyku düzeni

-          Gıda ve ilaç alerjisi

-          Kilo alımına sebep olacak ilaç alımı

Aile öyküsü

Obez ve fazla kilolu olan aile bireyleri obeziteye sebep olan ve obeziteyle seyreden genetik hastalıklar.

Sosyokültürel durumu ve alışkanlıkları

-          Medeni durumu

-          Mesleği

-          Gıda seçimi ve alışverişin kimin tarafından yapıldığı

-          Yemeğin evde mi dışarıda mı yenilmesi

-          Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye ulaşılabilme durumu ( bilgi seviyesi internet ve bilgi kaynaklarına erişim     imkanı )

-          Beslenmeyi etkileyecek ekonomik koşullar

-          Yaşadığı coğrafi bölgenin özellikleri ( şehir-ilçe köy )

-          Obezitesini etkilediği sosyal olaylar veya obezojenik yaşam tarzı

-          Sigara, alkol ve madde bağımlılığı

-          Egzersiz alışkanlığı ( egzersiz süresi, şiddeti ve sıklığı )